Altın İthalat Kotaları Kısa Vadede Cari Açığı Rahatlatsa da Uzun Vadede Piyasa Bozulmalarına Yol Açıyor
Türkiye’de uygulanan altın ithalat kotalarının kısa vadede döviz talebini azaltarak cari açık üzerinde sınırlı bir rahatlama sağladığı, ancak uzun vadede ciddi piyasa bozulmalarına neden olduğu bildirildi. Arz kısıtlamalarına dayalı bu uygulamaların fiyat anomalileri, kayıt dışı ekonomik faaliyetler ve piyasa şeffaflığında bozulma gibi maliyetler yarattığı ifade edildi.
Prof. Dr. Metin Duyar, “Türkiye’de Altın İthalat Kotalarının Ekonomik Etkisi: Fiyat, Cari Denge ve Kayıt Dışı Ekonomi Üzerine Bir Analiz (2018–2025)” başlıklı çalışmasında, 2018–2025 dönemini kapsayan veriler ışığında altın ithalat kotalarının Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini çok boyutlu olarak inceledi.
İthalat Sert Düştü, Fiyatlar Ayrıştı
Prof. Dr. Duyar, HİBYA’ya yaptığı açıklamada, çalışmada öncelikle kota uygulamaları öncesi ve sonrası dönemde altın ithalat hacmindeki değişimin analiz edildiğini belirtti. Ardından bu değişimin altın fiyatlarına etkisinin, Kitco (Kanada merkezli küresel kıymetli metaller otoritesi) ve Borsa İstanbul (BIST) verileri kullanılarak karşılaştırmalı şekilde değerlendirildiğini ifade etti.
Araştırmanın temel bulgularından birinin, kota sonrası dönemde altın ithalat hacminin tarihsel ortalamanın yaklaşık yüzde 40–50 altına gerilemesi olduğunu vurgulayan Duyar, bu daralmanın iç piyasada önemli fiyat sapmalarına yol açtığını söyledi.
İç Piyasada Yüzde 20’ye Varan Prim
Prof. Dr. Duyar, ithalattaki sert düşüşün gram altın fiyatlarının uluslararası fiyatlardan kalıcı biçimde ayrışmasına neden olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Kitco ve BIST verilerinin karşılaştırılması, döviz kuru etkisi arındırıldığında dahi iç piyasada yaklaşık yüzde 20 düzeyinde içsel bir prim oluştuğunu göstermektedir. Bu durum, arz kısıtlamalarının fiyat oluşum mekanizmasını bozduğunu ve piyasayı yapay biçimde yukarı yönlü fiyat baskısı altında bıraktığını ortaya koymaktadır.”
Kayıt Dışı Ekonomi Riski Artıyor
Çalışmada, fiyat farklılaşmasının yalnızca tüketici maliyetlerini artırmakla kalmadığı; aynı zamanda kayıt dışı altın ticaretini teşvik eden bir zemin oluşturduğuna da dikkat çekildi. Prof. Dr. Duyar’a göre, kota uygulamaları piyasa şeffaflığını zayıflatırken, uzun vadede finansal istikrar açısından da risk barındırıyor.
Araştırma, altın ithalat kotalarının kısa vadeli makroekonomik kazanımlarına karşın, uzun vadede piyasa işleyişini bozan ve ekonomik etkinliği azaltan yapısal sorunlar yarattığını ortaya koyuyor.