Turistlere Pazarlanan Carettalar: Tehlike Altındaki Türün Yaşam Alanı Tehlikede
Mayıs ayından itibaren Akdeniz sahillerinde yuva yapmaya başlayan ve nesli tehlike altında olan Caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının yavru çıkışı, Temmuz ayında başladı. Ancak bu yıl yavrular sadece doğal düşmanları ve yapay ışıklarla değil, insan kaynaklı yeni bir tehditle daha karşı karşıya: turizm sektörü tarafından pazarlanmak.
Antalya’da uzun yıllardır caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının korunması için çalışan Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD), bu yıl da Muratpaşa ilçesine bağlı Lara Kumsalı’ndan başlayarak Aksu ilçesindeki Kemerağzı-Kundu, Serik ilçesindeki Kadriye, Belek ve Boğazkent kumsalları ile Manavgat’ın Denizkent ve Kızılot sahillerine kadar uzanan toplam 65 kilometrelik alanda koruma çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bu çalışmalar sırasında çarpıcı ve üzücü bir gerçek gün yüzüne çıktı: Bazı turizm işletmeleri, caretta carettaların yavru çıkışlarını turistlere ücretli ya da promosyon etkinliği olarak “doğal şov” şeklinde pazarlamaya başladı.
Işık Kirliliği Yetmezmiş Gibi…
Gece saatlerinde yuvalarından denize ulaşmaya çalışan yavrular, kıyı şeridindeki otellerin güçlü ışıklandırmaları nedeniyle yönlerini şaşırıyor, denize ulaşamadan hayatlarını kaybediyor. Bu yıl ise bu sorunun yanı sıra, bazı turistik tesislerin kaplumbağaları reklam malzemesi olarak kullanması, durumun ciddiyetini daha da artırdı.
Uzmanlardan Uyarı: “Bu Bir Doğa Talanıdır”
EKAD yetkilileri, kaplumbağa çıkışlarının bir turizm malzemesi değil, ekolojik bir süreç olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, bu süreçte insan müdahalesinin minimum düzeyde olması gerektiğini, aksi halde yavru kayıplarının dramatik şekilde artabileceğini belirtiyor. Ayrıca turistlerin flaşlı fotoğraf çekimleri, yüksek sesli konuşmalar ve yuvalara müdahale gibi davranışlarının da yavrular üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığı bildirildi.
Koruma Çalışmalarına Destek Şart
Türkiye’nin Akdeniz sahilleri, caretta carettaların en önemli üreme alanlarından biri olma özelliğini taşıyor. Ancak artan yapılaşma, turizm baskısı ve bilinçsiz insan faaliyetleri bu türün geleceğini tehdit ediyor. EKAD gibi sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla bugüne kadar binlerce yuva koruma altına alındı. Fakat bu çabaların sürdürülebilmesi için hem yerel yönetimlerin hem de toplumun bilinçli desteği büyük önem taşıyor.