NÜFUS MESELESİ TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİNİ DOĞRUDAN İLGİLENDİREN BİR BEKA MESELESİDİR
MHP OLARAK 20 MADDELİK “AKTİF PRONATALİST POLİTİKALARIMIZI” ÖNERİYORUZ
Bir milletin nüfusu, yalnızca kaç milyon insandan meydana geldiğini gösteren istatistiksel bir rakam değildir. Nüfus; ekonomidir, üretimdir, iş gücüdür, sosyal güvenliktir, savunmadır, güvenliktir, bilimdir, teknolojidir ve nihayetinde devletin geleceğe uzanan insan kaynağıdır. Bugün doğan bir çocuk, yaklaşık yirmi yıl sonra üniversitemizde öğrenci, fabrikamızda mühendis, hastanemizde hekim, laboratuvarımızda bilim insanı, ordumuzda asker, işletmelerimizde çalışan, ülkemizin üreticisi ve geleceğimizin mimarı olacaktır. Bu nedenle demografi, günlük siyasi tartışmalarla değil, nesilleri kapsayan güçlü ve uzun vadeli bir devlet aklıyla ele alınmalıdır.
Bugün alınmayan demografik kararların sonuçları yirmi, otuz, elli yıl sonra karşımıza çıkacaktır. Kaybedilen demografik zaman ise hiçbir bütçeyle geri alınamaz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak nüfus meselesini tam da bu sebeple sıradan bir sosyal politika başlığı olarak değil, Türk milletinin geleceğini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kudretini doğrudan ilgilendiren stratejik bir beka meselesi olarak değerlendiriyoruz.
RAKAMLAR BİZE ÇOK AÇIK BİR UYARI VERİYOR
Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38seviyesindeyken, 2025 yılında 1,42 düzeyine kadar gerilemiştir. 2025 yılında ülkemizde 895 bin 374 canlı doğum gerçekleşmiştir. Nüfus biliminde 2,1 düzeyinde olan doğurganlık hızı, bir toplumun uzun vadede kuşaklar itibarıyla kendisini yenileyebilmesi açısından temel eşik olarak kabul edilmektedir. Türkiye ise dokuz yıldır bu seviyenin altında bulunmaktadır. 2025 yılında 76 ilimiz 2,10 seviyesinin, 59 ilimiz ise 1,50 seviyesinin altında kalmıştır. Meselenin diğer tarafında ise yaşlanma bulunmaktadır. Türkiye‘de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı 2023 yılında ilk kez çift haneye çıkarak yüzde 10,2 olmuş, 2025 yılında ise yüzde 11,1’e ulaşmıştır. Yaşlı nüfusumuz 9 milyon 583 bin kişiye yükselmiştir. Yani Türkiye aynı anda iki önemli demografik süreç yaşamaktadır: Daha az çocuk dünyaya gelmekte, ileri yaş gruplarının toplam nüfus içerisindeki ağırlığı artmaktadır.
Doğurganlığın 2,1 seviyesinin altına düşmesi elbette nüfusun ertesi gün azalmaya başlayacağı anlamına gelmez. Ancak bu durum uzun yıllar devam ettiğinde kuşak yenilenme açığı ortaya çıkar ve nüfus piramidimizin yapısı kaçınılmaz olarak değişir. Eskiden sağlam ve geniş bir zeminde yükselen nüfus piramidimiz tersine döner ve kırılgan bir zeminde yükselmeye çalışan bir piramitle karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle bizim meselemiz yalnızca bugünkü toplam nüfusumuz değildir. Asıl mesele, bundan otuz yıl, elli yıl sonra kaç çocuğumuzun, kaç gencimizin, kaç çalışanımızın, kaç üreticimizin, kaç mühendisimizin, kaç sağlık çalışanımızın, kaç güvenlik personelimizin ve kaç yaşlı vatandaşımızın olacağıdır. Nihayetinde güçlü nüfus yapısı; güçlü ekonomi, sürdürülebilir sosyal güvenlik sistemi, üretim kapasitesi, bilim ve teknoloji altyapısı ve millî güvenlik demektir.
TÜRKİYE’DE ARTIK “AKTİF PRONATALİST POLİTİKALARIMIZ” UYGULANMALIDIR
Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim yaklaşımımız açıktır: Ülkemizde artık aktif pronatalist politikalarımız uygulanmalıdır.
Aktif pronatalist politika, vatandaşımıza yalnızca “daha fazla çocuk sahibi olun” demek değildir. Devletin görevi; aile kurmak ve çocuk sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızın önündeki ekonomik, mesleki, barınmaya ilişkin, eğitimle ilgili, sağlık ve bakım kaynaklı engelleri azaltmaktır.
AİLE KURUMU ÇALIŞTAYINI BUGÜNLERİ GÖREREK GERÇEKLEŞTİRDİK
Biz bu meseleleri bugün konuşmaya başlamadık. Liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin vizyonu, talimatları ve himayelerinde Türk aile yapısını bilimsel bir perspektifle ele almak üzere Aile Kurumu Çalıştayımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 120 günlük hazırlık, saha araştırması ve bilimsel istişare sürecinin ardından 14-15 Eylül 2024 tarihlerinde yaptığımız nihai çalışma toplantılarında, 142 akademisyen, bilim insanı ve uzmanımız, aile kurumunu 12 ayrı çalışma masasında bütün boyutlarıyla değerlendirdi.
Ortaya çıkan çalışmalarımızı üç ciltlik kapsamlı bir kurumsal hafızaya dönüştürdük. Çalıştayımızın ilk masalarından biri doğrudan “Toplumsal ve Demografik Değişimlerin Getirdiği Riskler ve Aile” başlığını taşımaktaydı. Bu masada doğurganlık, doğum hızı, nüfus politikaları, üreme sağlığı, hane büyüklüğü, evlilik, boşanma, çocuk sayısı ve Türk aile yapısındaki dönüşüm üzerinde çalıştık. Bugün ortaya koyduğumuz aktif pronatalist yaklaşım da bu uzun soluklu bilimsel ve siyasi çalışmanın sonucudur.
MHP OLARAK 20 MADDELİK “AKTİF PRONATALİST POLİTİKALARIMIZI” ÖNERİYORUZ
Bu çerçevede Milliyetçi Hareket Partisi olarak önerdiğimiz politika yaklaşımımızı 20 temel başlık altında ifade ediyoruz:
DEMOGRAFİ SEÇİM DÖNEMLERİYLE DEĞİL, NESİLLERLE ÖLÇÜLÜR
Milliyetçi Hareket Partisi olarak meseleye günübirlik değil, binlerce yıllık Türk devletgelenekleri, milli değerlerimiz, kültürel kodlarımız ve stratejik hassasiyetlerimiz çerçevesinde nesiller üzerinden bakıyoruz. Liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Güçlü Türk Aile Yapısı, Sağlıklı Toplum ve Lider Ülke Türkiye” anlayışı doğrultusunda aileyi korumayı, geliştirmeyi ve geleceğe hazırlamayı millî bir sorumluluk olarak görüyoruz
