NÜFUS MESELESİ TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİNİ DOĞRUDAN İLGİLENDİREN BİR BEKA MESELESİDİR

NÜFUS MESELESİ TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİNİ DOĞRUDAN İLGİLENDİREN BİR BEKA MESELESİDİR
REKLAM ALANI
Yayınlama: 08.10.2026
7
A+
A-

NÜFUS MESELESİ TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİNİ DOĞRUDAN İLGİLENDİREN BİR BEKA MESELESİDİR

MHP OLARAK 20 MADDELİK “AKTİF PRONATALİST POLİTİKALARIMIZI” ÖNERİYORUZ

Bir milletin nüfusu, yalnızca kaç milyon insandan meydana geldiğini gösteren istatistiksel bir rakam değildir. Nüfus; ekonomidir, üretimdir, iş gücüdür, sosyal güvenliktir, savunmadır, güvenliktir, bilimdir, teknolojidir ve nihayetinde devletin geleceğe uzanan insan kaynağıdır. Bugün doğan bir çocuk, yaklaşık yirmi yıl sonra üniversitemizde öğrenci, fabrikamızda mühendis, hastanemizde hekim, laboratuvarımızda bilim insanı, ordumuzda asker, işletmelerimizde çalışan, ülkemizin üreticisi ve geleceğimizin mimarı olacaktır. Bu nedenle demografi, günlük siyasi tartışmalarla değil, nesilleri kapsayan güçlü ve uzun vadeli bir devlet aklıyla ele alınmalıdır.

Bugün alınmayan demografik kararların sonuçları yirmi, otuz, elli yıl sonra karşımıza çıkacaktır. Kaybedilen demografik zaman ise hiçbir bütçeyle geri alınamaz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak nüfus meselesini tam da bu sebeple sıradan bir sosyal politika başlığı olarak değil, Türk milletinin geleceğini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kudretini doğrudan ilgilendiren stratejik bir beka meselesi olarak değerlendiriyoruz.

RAKAMLAR BİZE ÇOK AÇIK BİR UYARI VERİYOR

Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38seviyesindeyken, 2025 yılında 1,42 düzeyine kadar gerilemiştir. 2025 yılında ülkemizde 895 bin 374 canlı doğum gerçekleşmiştir. Nüfus biliminde 2,1 düzeyinde olan doğurganlık hızı, bir toplumun uzun vadede kuşaklar itibarıyla kendisini yenileyebilmesi açısından temel eşik olarak kabul edilmektedir. Türkiye ise dokuz yıldır bu seviyenin altında bulunmaktadır. 2025 yılında 76 ilimiz 2,10 seviyesinin, 59 ilimiz ise 1,50 seviyesinin altında kalmıştır. Meselenin diğer tarafında ise yaşlanma bulunmaktadır. Türkiye‘de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı 2023 yılında ilk kez çift haneye çıkarak yüzde 10,2 olmuş, 2025 yılında ise yüzde 11,1’e ulaşmıştır. Yaşlı nüfusumuz 9 milyon 583 bin kişiye yükselmiştir. Yani Türkiye aynı anda iki önemli demografik süreç yaşamaktadır: Daha az çocuk dünyaya gelmekte, ileri yaş gruplarının toplam nüfus içerisindeki ağırlığı artmaktadır.

Doğurganlığın 2,1 seviyesinin altına düşmesi elbette nüfusun ertesi gün azalmaya başlayacağı anlamına gelmez. Ancak bu durum uzun yıllar devam ettiğinde kuşak yenilenme açığı ortaya çıkar ve nüfus piramidimizin yapısı kaçınılmaz olarak değişir. Eskiden sağlam ve geniş bir zeminde yükselen nüfus piramidimiz tersine döner ve kırılgan bir zeminde yükselmeye çalışan bir piramitle karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle bizim meselemiz yalnızca bugünkü toplam nüfusumuz değildir. Asıl mesele, bundan otuz yıl, elli yıl sonra kaç çocuğumuzun, kaç gencimizin, kaç çalışanımızın, kaç üreticimizin, kaç mühendisimizin, kaç sağlık çalışanımızın, kaç güvenlik personelimizin ve kaç yaşlı vatandaşımızın olacağıdır. Nihayetinde güçlü nüfus yapısı; güçlü ekonomi, sürdürülebilir sosyal güvenlik sistemi, üretim kapasitesi, bilim ve teknoloji altyapısı ve millî güvenlik demektir.

TÜRKİYE’DE ARTIK “AKTİF PRONATALİST POLİTİKALARIMIZ” UYGULANMALIDIR

Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim yaklaşımımız açıktır: Ülkemizde artık aktif pronatalist politikalarımız uygulanmalıdır.

Aktif pronatalist politika, vatandaşımıza yalnızca “daha fazla çocuk sahibi olun” demek değildir. Devletin görevi; aile kurmak ve çocuk sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızın önündeki ekonomik, mesleki, barınmaya ilişkin, eğitimle ilgili, sağlık ve bakım kaynaklı engelleri azaltmaktır.

AİLE KURUMU ÇALIŞTAYINI BUGÜNLERİ GÖREREK GERÇEKLEŞTİRDİK

Biz bu meseleleri bugün konuşmaya başlamadık. Liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin vizyonu, talimatları ve himayelerinde Türk aile yapısını bilimsel bir perspektifle ele almak üzere Aile Kurumu Çalıştayımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 120 günlük hazırlık, saha araştırması ve bilimsel istişare sürecinin ardından 14-15 Eylül 2024 tarihlerinde yaptığımız nihai çalışma toplantılarında, 142 akademisyen, bilim insanı ve uzmanımız, aile kurumunu 12 ayrı çalışma masasında bütün boyutlarıyla değerlendirdi.

● Önce sorunları ve riskleri tespit ettik.
● Bilimsel veriyi inceledik.
● Sahayı dinledik.
● Uzmanlarımızın görüşlerini aldık.
● Ardından çözüm ve politika önerilerini geliştirdik.

Ortaya çıkan çalışmalarımızı üç ciltlik kapsamlı bir kurumsal hafızaya dönüştürdük. Çalıştayımızın ilk masalarından biri doğrudan “Toplumsal ve Demografik Değişimlerin Getirdiği Riskler ve Aile” başlığını taşımaktaydı. Bu masada doğurganlık, doğum hızı, nüfus politikaları, üreme sağlığı, hane büyüklüğü, evlilik, boşanma, çocuk sayısı ve Türk aile yapısındaki dönüşüm üzerinde çalıştık. Bugün ortaya koyduğumuz aktif pronatalist yaklaşım da bu uzun soluklu bilimsel ve siyasi çalışmanın sonucudur.

MHP OLARAK 20 MADDELİK “AKTİF PRONATALİST POLİTİKALARIMIZI” ÖNERİYORUZ

Bu çerçevede Milliyetçi Hareket Partisi olarak önerdiğimiz politika yaklaşımımızı 20 temel başlık altında ifade ediyoruz:

1. Uzun Vadeli Devlet Stratejisi
Nüfus sorunu tek bir bakanlığa bırakılamaz. Eğitim, ekonomi, adalet ve şehircilik politikalarıyla uyumlu, çok bakanlıklı ve uzun vadeli bir devlet stratejisi gereklidir.
2. Çalışan Anneye Güçlü Doğum Desteği
Doğum öncesi 2 ay ücretli izin, doğum sonrası 6 ay ücretli izin, ikinci 6 ay esnek/uzaktan çalışma ve süt izni. İsteyen anneye 2 yıl ücretsiz izin ve işe dönüş güvencesi ile mobbinge karşı koruma sağlanmalıdır.
3. İş Yerinde Ücretsiz Kreş
Belirli büyüklükteki iş yerlerinde kreş açılmalı; küçük işletmeler için ortak bölgesel kreş modelleri kurulmalıdır. Süt odaları ve okul öncesi bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.
4. İlçe Ölçeğinde Kreş ve Gece Bakımı
İlçe bazında kreş ve gerektiğinde gece bakım merkezleri kurulmalıdır. Kapanış saatleri ebeveynlerin gerçek çalışma saatleriyle uyumlu olmalıdır.
5. Çocuk Başına Düzenli Destek
Çocuk yardımları öngörülebilir, düzenli ve gerçekçi olmalıdır. Destekler çocuk sırasına göre artan bir yapıda tasarlanmalıdır.
6. Enerji Faturalarında Çocuk İndirimi
Çocuklu ailelere doğalgaz, elektrik ve su faturalarında çocuk sayısına göre indirim sağlanmalıdır.
7. Aile Dostu Vergi Politikası
Çocuk sayısını gözeten vergi teşvikleri geliştirilmelidir. Üç ve daha fazla çocuklu ailelerde gelir vergisi muafiyeti ve ilk taşıt alımında ÖTV indirimi sağlanmalıdır.
8. Ev İçi Çalışan İçin Sosyal Güvence
Çalışmayan ve çocuk bakımını üstlenen annelerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanmalı veemeklilik hakkı güvence altına alınmalıdır.
9. Yeni Evleneceklere Destek
Yeni evlenecek gençlere uzun vadeli, faizsiz evlilik finansmanı ve 3 yıl süreli kira desteği sağlanmalıdır.
10. Evli Çiftlere Konut Güvencesi
Evi bulunmayan ve sosyoekonomik riski yüksek çiftler için uzun vadeli ve faizsiz konut finansmanı sağlanarak ev sahibi olmaları sağlanmalıdır.
11. Babalık ve Ebeveynlik İzinleri
Kamu ve özel sektöre bakılmaksızın babalık izinleriverilmeli ve artırılmalı; çocuk bakım süreçlerine babaların aktif katılımı sağlanmalıdır.
12. Aile Danışmanlığı ve Sağlık Önceliği
Aile sağlığı merkezlerinde aile danışmanlığı birimleri kurulmalı; evlilik öncesi danışmanlık zorunlu olnmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca anne adaylarına sağlık hizmetlerinde öncelik verilmelidir.
13. Üreme Sağlığı Bilgilendirmesi
Doğurganlık yaşı ve üreme sağlığı konusunda bilimsel bilgilendirme programları uygulanmalı; özellikle 35 yaş öncesi doğurganlığın önemi kamuoyuna anlatılmalıdır.
14. İnfertilite Tedavisine Kamu Desteği
Tüp bebek ve yardımcı üreme tedavilerinde kamu desteğinin kapsamı genişletilmeli; yaş, klinik uygunluk ve finansman kriterleri bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmelidir. İnfertilite tedavisinde kamu desteği için yaş sınırı 45’e çıkarılmalıdır.
15. Eğitim ve Aile Birlikte Mümkün
Yüksek lisans ve doktora yapan evli gençlere artırılmış burs ve uygun konut (1+1) / yurt imkânları sağlanmalı; gençler ‘ya eğitim ya aile’ ikilemine mahkûm edilmemelidir.
16. Eğitim Reformu
Uzayan eğitim süreleri gözden geçirilmeli; uygun alanlarda süreler kısaltılmalı ve meslek liseleri yeniden güçlendirilmelidir.
17. Aile Dostu Şehir ve Bölgesel Kalkınma
İş, konut, kreş, okul ve sosyal hayatın birlikte planlandığı yerleşim modelleri geliştirilmeli; modern köy şehirleri kurarak gençlerin buralara yönlendirilmesi sağlanarak aile kurması desteklenmelidir.
18. Aile Bilinci ve Medya Sorumluluğu
Aile ve evlilik bilincini güçlendirecek eğitim kampanyaları, ebeveyn eğitimleri ve aile içi iletişim seminerleri yaygınlaştırılmalı; aile değerlerine zarar veren içeriklere karşı etkili denetim sağlanmalıdır.
19. 3+ Çocuklu Ailelere Temel Destek
Üç ve daha fazla çocuklu ailelerde çocuk bezi ve mama gibi temel bakım ürünlerinde vergi yükü kaldırılmalı; ulaşım ve kültürel etkinliklerde aile indirimi uygulanmalıdır.
20. Ulusal Veri İzlem Sistemi
Evlilik ve doğurganlık eğilimlerini izlemek için düzenli ulusal ve bölgesel veri izleme sistemleri kurulmalıdır.

DEMOGRAFİ SEÇİM DÖNEMLERİYLE DEĞİL, NESİLLERLE ÖLÇÜLÜR

Milliyetçi Hareket Partisi olarak meseleye günübirlik değil, binlerce yıllık Türk devletgelenekleri, milli değerlerimiz, kültürel kodlarımız ve stratejik hassasiyetlerimiz çerçevesinde nesiller üzerinden bakıyoruz. Liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Güçlü Türk Aile Yapısı, Sağlıklı Toplum ve Lider Ülke Türkiye” anlayışı doğrultusunda aileyi korumayı, geliştirmeyi ve geleceğe hazırlamayı millî bir sorumluluk olarak görüyoruz

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.