Kıymetli Ülküdaşlarım,
Geçtiğimiz hafta Antalya’nın batısında, Demre’de;
bir iradenin, bir kararlılığın ve kutlu bir mirasın yeniden vücut bulduğu Ülkü Ocakları Demre İlçe Başkanlığımızın açılışını gerçekleştirdik.
Bugün ise Antalya’nın doğusunda, Manavgat’ta;
o iradenin, Çavuşköy İlkokulu ve Ortaokulu bünyesinde açtığımız Mehmet Acar Kütüphanesi ile ilimle, kitapla ve düşünceyle taçlandığına hep birlikte şahitlik ediyoruz.
Bu kütüphaneye adını veren Şehit Ülküdaşımız Mehmet Acar;
1992 doğumlu, Manavgatlı bir dava arkadaşımızdır.
Ülkü Ocakları’nda yetişmiş, ocak saflarında görev almış; milletine ve davasına olan sadakatiyle tanınmıştır.
8 Eylül 2015 tarihinde, hain bir saldırı sonucu henüz 23 yaşındayken şehadete yürümüştür.
Bugün burada açılan bu kütüphane; onun aziz hatırasını ilimle, fikirle ve şuurlu nesillerle yaşatma irademizin somut bir nişanesidir.
Ortaya çıkan bu tablo;
Antalya’nın doğusundan batısına uzanan dava çizgimizin, aynı hassasiyetle, aynı şuurla ve aynı kararlılıkla taşındığının açık bir göstergesidir.
Antalya halkının Ülkü Ocaklarımıza gösterdiği ilgi ve teveccüh ise;
yalnızca bir kuruma değil, bir fikre, bir ahlâka ve sağlam bir istikamete duyulan güvenin ifadesidir.
Bizler bu güveni; Milliyetçi-Ülkücü Hareketin Bilge Lideri Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi ve Yolbaşçımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım Beyfendi’den de aldığımız emanet bilinciyle, sözle değil; kalıcı ve iz bırakan eserlerle taşımayı görev addediyoruz.
Çünkü çok iyi biliyoruz ki;
fikrî temeli sağlam olmayan bir gençlik köksüz kalır,
değeriyle buluşmayan bilgi ise savrulmaya mahkûmdur.
Ülkü Ocakları’nın ortaya koyduğu her eser;
gençliğe uzanan samimi bir el, geleceğe bırakılan kutlu bir miras ve kültürel yozlaşmaya karşı kurulmuş sessiz ama güçlü bir cephedir.
Bu cephenin sancaktarları;
fikriyle milletin yolunu aydınlatan Ziya Gökalp,
Türk’ün onurunu ve vakarını kalemiyle haykıran Hüseyin Nihal Atsız,
bayrağı bir sembol değil, bir şeref ve istiklâl yemini olarak mısralara döken Arif Nihat Asya,
istiklâli imanla yoğurup milletine armağan eden İstiklâl Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’dur.
Onlar;
fikri siper edinen, kalemi kılıç bilen ve milletini hayatının merkezine koyan öncü şahsiyetlerdir.
İnanıyoruz ki;
gençlerimiz bu kütüphaneden istifade ederek, millî kimliğiyle barışık, fikriyle güçlü, ahlâkıyla sağlam; çağdaş ve müreffeh Türkiye’nin milliyetçi ve ülkücü yarınlarını inşa edeceklerdir.
Ve iman ediyoruz ki;
Büyük Türk Milleti’nin aydınlık geleceği,
işte bu şuurla yetişen asil Türk gençliğinin omuzlarında yükselecektir.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
